
Bebeğime Yetemiyorum!
- İpek Köse
- 14 May
- 2 dakikada okunur
Modern hayatta küçük bebekli bir annenin en temel gündelik sorumluluklarına bir göz atalım;
1- Kendini ve sıklıkla ev halkını 2 veya 3 öğün beslemek, ardından temizlemek
2- Ortalama 2-3 saatte bir bebeğini emzirmek, uyutmak
3- Evi temiz tutmak, sık sık çamaşır yıkamak.
4-Çalışmak, üretmek, para kazanmak
5-Bunları yapabilmesine yetecek kadar uyumak
24 saat etti mi? Etmez. Devam edelim;
6- Sütü olsun diye yeterli su ve besin alımını takip etmek.
7-Psikolojisi bebeğine konforlu bir duygusal ortam verebilsin diye kendi halini sık sık gözlemlemek ve yönetmek.
8- Bebeğinin ışık hızındaki büyümesine ve büyümeyi destekleyecek her türlü bilgi, ürün ve hâle yetişmek.
9- Etrafındaki insanların bebeğine yaklaşımını fiziksel ve duygusal olarak mikro veya makro yönetmek gözlemlemek gerekirse müdahale etmek.
Yeter mi dersiniz, bence yetmez. Devam;
10- Kendiyle bedensel ve zihinsel olarak mutlu olabilmek için hamilelik, doğum, emzirme, uykusuzluk vb Anneliğe Giriş: Bordo Bere süreçlerinin vücudunda yarattığı hasarı minimuma indirmek ve iyileştirme yoluna girmek.
11- Etrafındaki patavatsızların anneliğine devamlı müdahalesine karşı kendini ve bebeğini korumak. Yeri gelince cevap vermek, yeri gelince boşvermek.
12- Eşiyle ve evliliğiyle olan bağını hatta hayatla ve tüm ilişkilerle olan bağını annelik dönüşümü içerisinde yeniden düzenlemek ve uyumlamak.
Devam etsin mi?
İsterseniz eder. Siz de aklınıza gelenleri yorumlara yazın. O sırada ben meramımı anlatmaya devam ediyorum.
Demem o ki, modern hayatta annelik gittikçe zorlaşan diğer pek çok şeyden bir tanesi. Peki çözüm ne dersiniz?
Dünyaya yeni bir can getirmek eminim ki hiçbir dönemde kolay olmamıştır. Bir çocuğu bir köy büyütür lafı boşuna çıkmadı ya! Peki nerede bu köyler? Kaldı mı onlardan?
Temelde bu deyimde anlatılmak istenen, bir çocuğun çeşitli yaş grupları ve karakter tipleri ile pozitif etkileşimde bulunarak kendini inşaasına destek bulmasıdır.
Peki sizce köyler artık geleceğin çocuklarını büyütmeye yetecek sosyal çeşitlilik ve yeterliliğe sahip mi? Günümüze ne kadar adapte ki geleceğe taşınacak vizyonu sunsun?
Peki köyleri eleyelim ve şehirlere bakalım. Şehir hayatı denince gözünüzde nasıl bir gündelik yaşantı canlanıyor?
Sabah erkenden gidilen ve akşama kadar
kalınan sıklıkla birbirinin epey aynı maaşlı işler, akşam yatma vaktinden biraz önce yorgun argın yenilen yemekler yatana kadar telefonda geçirilen vakit ve kapanış.
Niyetim bir yaşam biçimi eleştirisi yazmak değil, işin bu tarafı benim ilgi alanım değil ve bu tip yaşam biçiminde öğrenilecek bir şey olmadığını söylediğimi düşünmenizi de istemem. Hayatta ders her yerde. Ancak kabul edelim ki bu gibi bir yaşam biçiminin çocuklarımıza maceraperest bir ruh bahşetmesini bekleyemeyiz.
Peki çocuklarımıza nasıl erdemli, duyarlı ve limitleri hayal gücünü aşan bir vizyon ve yaşam hevesi edindireceğiz?
Çok basit, önce kendimiz öyle olarak :) Sonra da bunu tek başımıza yapabileceğimiz yanılgısından kurtulup, etrafımızdaki böyle insanları tespit edip, yoksa bulup, sosyal yaşantımızı bu şekilde inşa ederek.
Ben, Hamsa ve Noa bugünlerde İstanbul’da, Hamsa’nın da çocukluğunda izi büyük olan, teyzesinin evindeyiz.
Hamsa ve teyzesinin hayatlarının ekstrem spor geçmişi ve devam eden sınır keşifleri bugünlerde Noa’ya düzenli oturma, yürüme, atlayıp zıplama yakında yüzme egzersizleri olarak geri dönüyor. Keyfinin ne kadar yerinde olduğunu söylememe gerek yok sanırım :)
Yaklaşımının ve birlikte geçirdiği vaktin bebeğinizin gelişimine pozitif katkısı olduğuna inandığınız ve onunlayken sadece “çocuğum bakılıyor” diye değil de “çocuğum gelişiyor” diye hissettiğiniz kimler var etrafınızda? Neler katıyor çocuklarınıza?
Veya yoksa bile, hatta çocuğunuz yoksa bile, olsa nasıl olsun neler katsın istersiniz?
Hadi kendi köylerimizi konuşalım!
.png)



Yorumlar